Yerli üretim artmadan, et talebini ithalatla karşılama imkanımız yok. Çare üretimi artırmak.

Efendim tarım ve Hayvancılık bakanı enflasyonun yükselmesine yol açan et fiyatlarını düşürme arayışında, karkas et ithal edileceğini açıkladı.

İthal edilen etler işlenerek, paketlenerek kuşbaşı ve kıyma olarak perakende satış yapan mağazalarda doğrudan tüketiciye satılacak.

Ülke genelinde yaklaşık 17 bin satış noktasında kıymanın kilosunun 24 liradan, kuşbasının kilosunun 27 liradan satılacağı açıklandı.

Karkas et ithalatı ilk defa 2010 yılında gündeme geldi. 2010 yılından bu yılın 6. ayına kadar 2 milyon 450 bin büyükbaş, 2 milyon 220 bin küçükbaş hayvan ithal ettik. 220 bin ton karkas sığır eti ithal ettik. Kesimlik hayvan karkas et ve hayvan ithalatına 5 milyar dolar ödedik. Sığır varlığımız 2010 yılında 11 milyon baştı, 2016 yılında 14 milyon başa yükseldi. Sığırların bir bölümü süt hayvanı, bir bölümü besi hayvanı. Et için 2016 yılında kesilen sığır sayısı 4 milyon baş sığır. Et üretimi sığır eti üretimi 1 milyon ton. Sığırırımız yok değil, sığır üretimi gücümüzü artırmamız yok değil ama sığır üretimi pahalı. Bunun sonucu da sığır eti fiyatları yüksek. Sığır üretimi pahalı çünkü öncelikle meramız kalmadı. Hayvanları ithal yemle besliyoruz. Bu nedenle döviz fiyatı arttıkça, dolaylı olarak etin maliyeti ve fiyatı da artıyor.

Sığırların beslenmesi için yeme ihtiyacı var. Ülkede hayvanların otlayacağı mera azaldı. Doğu Anadolu’da terör sonucu meralar kullanılamaz oldu. Batıda ise meralar toplu konutlara tahsis edildi. 1990 da 24 milyar meramız vardı. 2000 yılı başında bu mera büyüklüğü 16 milyara indi. Çayır mera alanı şimdilerde 9-10 milyar hektar dolayında. Dikkat buyurunuz mera alanı 24 milyar hektardan 9-10 milyar hektar gerilemiş durumda.

Mera olmadığı için sığırlarımız dam altında kuru kaba yem ve fabrika yemiyle besleniyor. Hazır yemin girdisi ise dolar, dolar arttıkça büyükbaşların beslenme maliyeti de artıyor. Hayvancılıkta öne çıkan ülkelerde hayvanlar meralarda besleniyor. Bu nedenle o ülkelerde büyükbaş fiyatı ucuz. Bizde ise çayır ve mera olmadan hazır yeme dayalı hayvancılık yapmak var. Yıllık 65 milyon ton dolayında kaba yem tüketiminde çayır ve meraların payı 12 milyon ton dolayında. Kaba yemin sadece %20 si, toplam yemin sadece %10 u çayır ve meradan geliyor. Çayır ve meraya çıkmayan büyük hayvanlar kapalı alanlarda kaba yem ve karma yem yiyor. Kaba yem üretimimiz talebi karşılayamıyor. Karma yem ve fabrika yemi en az %50 ithal girdiyle üretiliyor.

5 yıl önce besiciler 1 kilo et satarak, 32 kilo besi yemi alabiliyordu, şimdilerde 1 kilo et karşılığı 18-20 kilo besi yemi alabiliyorlar. Yem fiyatları et fiyatlarından çok hızlı arttı. Dolara bağlı büyükbaşların beslenme maliyetleri yükselince et fiyatı da artıyor.

Arada sırada et ithal ederek, tüketiciye ucuz et yedirme imkanımız yok. İthalat yerli hayvan üretimini öldürüyor. Önemli olan yerli hayvan üretiminin artırılması. Yerli üretim artmadan, et talebini ithalatla karşılama imkanımız yok. Çare üretimi artırmak.

İyi günler diliyorum efendim.

Kaynak : ntvradyo.com.tr – Ayşe Teyze Ne Yapsın? – Et Üretimi – Prof. Güngör Uras

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir