Yağmur…

Senin sevdana düşmüşüm
Gecemi gündüzüme katmışım
Düşeceğin yolları beklemişim
Kararan gökyüzünden bir haber istemişim
Tenime düşeceğin günleri özlemişim
Yağmur, düşlerimi senin üzerinde süslemişim

 
Benim için bir hicaptır anlaşılamamak. Ruhumu kemiriyor, unutulmanın korkusu. Kaybediyorum içimdeki cevheri. Sen düşünce yüreğimin aklına, her şey bulutlanıyor gökyüzümde.

Yağmura özeniyorum, sağanak sağanak yağamasam da. Islanmadım hiçbir yağmurun altında. Ruhumu temizleyemedim bahar yağmurlarında.

Senden kaçmıyorum yağmur. Düşerken yeryüzüne, dokunmamak için insanlar şemsiye açıyor. Ben senden bir parça olmak için istiyorum. Düştüğün mekanlara koşuyorum. Düş üstüme yağmur, erit beni, damlacıklar haline getir. Damla olayım ki senden bir parçaya dönüşeyim.

Yağmur beni de kat yüreğine; al götür gittiğin diyarlara. Bırakma, şehrin karanlık sokaklarında beni. Korkuyorum yalnızlığın keşmekeşliğinden. Anlamalısın artık beni yağmur, umutlarımı nehirlerine bırakmalısın!..

Yağmur beni al ki yanına, gideyim sevdiğim topraklara. Uçur kara bulutların arasından sevdiğime. Yağmur beni kat ki kendine, sevdiğimin saçlarına dokunayım, bastığı yollara düşeyim. Irmak olayım, nehir olayım; sevgilinin dudaklarından gönlüne akayım.

Hem benim susuzluğum, hem de onun susuzluğu dinsin. Güneş doğmasın, gökyüzü açmasın ki; ben buharlaşmayayım. Sürekli yağayım, yağdıkça da sana kanayım…

Ağlamak istiyorum yağmur, ama gözyaşlarım bana ihanette. Masmavi gökyüzünde martıların süzüldüğü gibi, süzülmüyor gözyaşlarım yanaklarımdan.

Önce sevgilinin ihaneti, sonra da gözyaşlarımın…

Hep sana benzetirdim gözyaşlarımı yağmur. Onlar ihanet etmeden önce, seni bu kadar arzulamazdım. En azından seni bana hatırlatacak bir şeylerim vardı. Fakat göz pınarlarım kuruyalı; yanar dağlarım ateşlenir oldu.

Gözyaşlarıma sığdıramıyorum kederimi. Artık çilemi gösteremiyorum onunla. Sana katılmak isteyişim, bu sebepten. Yağmur, zaman zaman önüne kattığın gibi her şeyi, beni de önüne kat, götür bu diyarlardan. Yağacağın mekanlara bırak!..

Kurak iklimin topraklarından kurtulmak istiyorum. Çoraklaşmaktan bitap düştüm. Kendime faydam kalmadı, hiç olmazsa başkalarına olsun yağmur.

Esen rüzgarların senden getireceği kokunu bekliyorum. Sabahsız sebepsiz sevdiğim gibi; bekliyorum seni, alıp götürmen için. Sana bu kadar yalvarışım, içine düştüğüm ateşimdendir. Senden başkasının ateşimi söndüremeyeceğini bildiğimdendir yağmur.

Sen gelmezsen eğer, haber yolla ben geleyim.

Yaşadığım mevsimlere gelmiyorsan, senin mevsimine ben düşeyim. Mecnun olayım, çöllere düşeyim, zirvelere çıkayım…

Yeter ki beni sensiz bırakma!..

İster sele karışayım, ister pınara; ne olursa olsun, yeter ki senden bir parça olayım yağmur. Baharından nasiplenemezsem de son baharında erişeyim sana. Açan çiçeklere su olayım, çatlayan dudaklara merhem. Sevgililerin senden kalan kokularını, sevdalılara ulaştırayım.

Yağmur sana öyle bir karışayım ki, kimseler beni sende fark etmesin! Senin yolundan ben akayım. Düşmeyeyim kötülüklerin yoluna. Beni temizlersen, ancak sen temizlersin. Gayri senden başkası da anlamaz hicabımı.

Ah yağmur…

Kirlenmiş olarak bırakma beni!..

( E. B )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir