ülkemin erzurumdayım

bilir misin aynadaki sözleri
sonra siler misin geçmişini
elinin ucundan düşen bir damla
yerde uçuşan belki bir buhar

sözlerin ardındaki özleri
gölgelerin ardındaki gölge
öldürdün hepsini bütün duygularını
içindeki her şeyi yok ettin

şimdi elinde nelerin var
yere damlayan sıcak kanlardan başka
kendine yakın ama soğuk gözleri
sabahın karışık rüzgarında
uçuşan soğuk dumana bakarak
kollarım yoruldu bıktım artık

süzülen yaşlara mı buzlara mı yanayım
alınan anlara mı zanlara mı yanayım

işte o ağacın yanındayım
dalları kurumuş,
yemişlerini kimse yememiş, dökülmüş,
dalları kırılmış, şaşırmış
titremiş, üşümüş ağacın
içimde akışan kanımda
sancıları her ahımda

sağanak karlar altındayım
şubatın ondokuzunda eksinin otuzundayım
ülkemin erzurumundayım

uzayan dillere mi bendini aşan sellere mi yanayım
aşınan kalbime mi geçilen yollara mı yanayım

salında git yollarına
sağdan git araba çarpmasın
ama ne olur git

Sait Çıkrıkçı
13.12.2001 – 03:16

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir