temiz kesik

Bir tutam çiçekle ne yapılmaz ki…
Rengarenk şenlenir koynu bozkırların
Süslenebilir güneşte beklemekten desenleri aşınmış bir masa
Kulak arkası yapılabilir güzelliğe ölçülü bir gölgelik
Yahut tutulabilir burna hastayı iyileştirmek için
En çok da bir gizli sevgiyle takas edilen kokusu
En çok da bazı sokak adları gibi iliksiz sana kınalı düşkünlüğüm
Sana çimlenmiş bilincim aysız topraksız gecelerde

Bir duru önsözle ne yapılmaz ki…
Kapının sonuna konur misafir terliklerinin ucuna kimi beklentiler
Aşk gibi sonun bittiği yerden başlamaz ki
Selam edip geçer içeriye kalbini ışığa döken pencere
Yüzünün gerisinde bir geniş orman, renklerin tek tek çözülüşü
Kopan bir telin sesi gibi ince bir kudüm nefesimde
Sonu sana yagılı bir önsözle ne yapılmaz ki
Kısaltılır mesela dolambaçlı en uzun yollar
Özleradım koşarak varmak için yanına

Bir beyaz geceyle ne yapılmaz ki…
Çatılara kısa düşmüş çocukluk aşağı merakından
Eğilmiş gökyüzleri huysuzluk ettikçe üstüne
Çok basamaklı sevdaların eksik merdivenli çırağı
Gönlü ne kadar yüceyse sevince o kadar yayvan
Öyle değil mi ama kim,
Kim önemserdi aşkları mahvedici yanı olmasa?
Ceplerde yaslı bir mendil gibi herkes bir yitiğin peşinde dolaşmasa
Beyaz bir gece ne işe yarar ki…
Şarkılar söylemek çay içerken hüzünlenmek
Öncesi karanlık kandan bir yazı duvarlarda
Cam gibi hayallere fazladan rüya taşıyan budalalık
Bir beyaz geceyle ne yapılmaz ki…
Dikkat et terkibine tuttuğun dileğin

Bir Dumrul inadıyla ne yapılmaz ki…
Kupkuru bir gürültü mesela şimşek çakımları gibi
Korkular dağıtan korkusuyla kağıttan bir ejderha
Her hazır derdin gediklisi kendisine karşı
Başkaları zaten cehennem, yakmaya zaten od, ağır kütükler
Uyurlar asırlar boyu düşlerin tabutunda
Sonu gelmez avuntular olmasa, bu kapkaranlık tüneller aşma umudu
Bir kuru gürültüyle ne yapılmaz ki…
Kalbin dağlarına çıkılır, elde hüzün omuzda sevda

Hüseyin Köse
“taşlara düğüm” adlı şiir kitabından..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir