“‘Pop Star’ arayışının ortasında bir Neşet Ertaş yetişmesini nasıl beklersiniz?”

Ekrem Arpak, 1974 yılında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi İlleri köyünde dünyaya geldi. İlk ve ortaokul öğrenimini Ceylanpınar ilçesınde görürken tiyatral ve müzik çalışmalarına başladı. Şimdi TRT Müzik’te türkü dolu bir programa başladı.

Birbirinden kıymetli konuklar, keyifli bir sohbet ve doyasıya müzik.. Ekrem Arpak’ın sunduğu program “Saz İle Söz İle”.. Pazartesi günleri saat 24.00’te.. Kendisiyle Demli Çay tadında bir sohbet yaptık. Türkülerimizi, popüler kültürü konuştuk. Onun da aslında bizim gibi birçok konuda rahatsız olduğunu öğrendik.

“TRT Müzik’te program yapıyor olmanı büyük onurunu yaşıyorum ama ben hala Siverek Karacadağ’da Çoban bir baba ile onurlu bir annenin köylü çocuğuyum ve öyle olmayı seviyorum.” diyen Ekrem Arpak, “Allah aşkına her gün başka bir kanalda ‘Pop Star’ arayışının ortasında bir Neşet Ertaş yetişmesini nasıl bekleyebilirsiniz? Babasının parası ile albüm yapan ve bilboord sanatçılarının olduğu bir ülkede, Halk Ozanı nasıl ön plana çıksın?” değerlendirmesinde bulunuyor.

Umarız bu keyifli sohbeti beğenirsiniz.. Buyurun okumaya!.. (Emrullah Bayrak)

 

Ekrem Arpak - Röportaj - demlicay.net
Ekrem Arpak – Röportaj – demlicay.net

TRT Müzik’te türkü dolu bir programa başladınız. İlk programınız nasıl karşılandı izleyici tarafından?

Öncelikle böyle bir program şansını bana ve ekibime verdikleri için TRT Müzik camiasına kalben teşekkür ediyorum. Her biri kendi alanında çok başarılı ve profesyonel olan 43 kişilik muhteşem bir çalışma ve hatta bu çalışmaya evlatlarımın, eşimin ve tabi ki yapımcı kardeşimin alın terlerini katması ile kalben güzel bir çalışma olacağından hiç şüphe duymadım. Pazartesi gecesi ve hafta içi için geç sayılabilecek bir saatte yayına girmesine rağmen doğrusu beklentimin üstünde ilgi gördü.

Gerek sosyal medya üzerinden gerek şahsıma gelen aramalar beni fazlası ile mutlu etti. Özellikle ülkemin dörtbir yanından gelen beğeni ve tebrik dolu mesajları okumak harika bir duyguydu. Burada şahsınızda gerek yazılı gerek görsel ve gerek ise sosyal medyanın çok ama çok değerli emekçilerine de kalben teşekkür ediyorum. Zira ülkemizde henüz yayına girmeden bu kadar ses getiren ender programlardan biri olmasını sağlayan siz değerli basın mensubu dostlarımızdı.

Popüler kültürün perdelediği türküler üzerine bir program yapmak risk değil mi?

Risk… Gerek Arpak Kardeşler gerek Ekrem Arpak’ın geçmişte yaptığı albüm ve klip çalışmalarına baktığınızda ‘risk’ dediğiniz şeyin bizler için adeta hobi haline geldiğini gözlemlersiniz!… Şahsen hayatım boyunca var olan bir şeyi yani taklitçi olmayı sevmedim ve bu bizim her çalışmamızda bize yön veren en büyük prensibimiz oldu. İlaveten ülkemin bu kadar popüler kültür, kendi öz müziğinden uzaklaşmasını içimize sindiremedik. İşte bu noktada Halk Müziğine bu program ile zerre katkımız olabilirse asıl o zaman kendimizi başarılı addederiz.

Elbette bu sadece Ekrem Arpak’ın veya Saz İle Söz İle programının ve son yıllarda sadece TRT’nin tüm kanallarının tek başlarına yapabilecekleri bir şey değil. İyiden iyiye bir kenara atılan Halk Müziğimizin, türkülerimizin ve Halk Müziğini canla başla başarılı bir şekilde icra eden çok değerli sanatçıların diğer kanallarımızda da kendilerine yer bulması ve gelecek nesillere miras olarak bırakılması gerektiğini düşünüyorum.

Ekrem Arpak - Röportaj - demlicay.net
Ekrem Arpak – Röportaj – demlicay.net

Türkü sizin izin ne anlam ifade ediyor?

Malum aynı zamanda Anadolu Rock eserlerimiz de var ve konserlerimizde, albümlerimizde söz-müzikleri bize ait Halk Müziği dışında eserlerimizde. Ancak türkü demek hayatın gerçek anlamı demek benim için. Aşkın, dostluğun, vefanın, kardeşliğin, acının, sevincin en yalın ama en güzel dile gelişi yani…

Türkülerin zaman zaman ikinci plana düşmesini neye bağlıyorsunuz?

Türkülerimiz bu aralar, zaman zaman değil bayağı arka plana itilmiş durumda!… Ha bu yeni bir durum mu; değil. Çünkü geçmişte Halk Müziğini icra eden bir çok duayen sanatçımıza ‘Türkücü’ diyerek hitap aslında bir nevi dışlamak idi!… Mesela siz hiç Halk Müziği icra eden bir duayenimiz için ‘Star-Mega Star- Diva, Baba, İmparator’ denildiğini duydunuz mu?

Ha bu lakapları almış tüm değerli sanatçılara sonsuz saygım var elbet ve bu söylemimden diğer müzik tarzlarına karşı olduğum algısı çıksın istemiyorum. Ancak bana sorarsanız bu ülkenin gerçek mega starları; Neşet Ertaş’ları, Aşık Mahzuni Şerif’ler, Musa Eroğlu, Arif Sağ, Aşık Veysel ve burada ismini unuttuğum için okurlarınızın affına sığındığım çok büyük Halk Ozanlarımızdır.

Mesela Bedia Akartürk, mesela Belkıs Akkale mesela son dönemin çok değerli isimleri Sevcan Orhan, Özlem Özdil, Gülay, Gülvan Altan ve diğerleridir…

Ekrem Arpak - Röportaj - demlicay.net
Ekrem Arpak – Röportaj – demlicay.net

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi İlleri köyünde dünyaya geldiniz. Yöresel solistlikten TRT’de program yapacak duruma gelmek zor oldu mu?

Evet… Henüz 15 yaşımda Sabah Gazetesinin o dönem hafta sonu ekine ‘Arabeskte bir yıldız doğuyor’ başlığı ve elbet şahsıma ait olmayan çok iddialı söylemler ile haber olmuştum. Çünkü gerçekten o yaşta, henüz ülkemizde küçük sanatçı furyası başlamadan çok ciddi turneler ile kendimce bir kitle edinmiştim.

 

TRT MÜZİK’TE PROGRAM YAPIYORUM AMA HALA ÇOBAN BİR BABA İLE ONURLU BİR ANNENİN KÖYLÜ ÇOCUĞUYUM

‘Cefa çekmeden sefa süremezsiniz!…’ buna inanır ve bu doğrultuda asla pes etmeden çalışırım. Elbette özellikle ilk albümde çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Çok büyük emekler, madden-manen verdik. Ki Arpak Kardeşler olarak müzik sektörüne adım atışımız gerek siyasi gerek ekonomik ve gerek popüler kültürün Halk Müziğini dozer gibi ezip geçtiği döneme denk gelmesi zaten başlı başına büyük sıkıntılardı. Ama ailem ile kardeşim ve dostlarım ile hiç pes etmedik. Bugün TRT Müzik’te program yapıyor olmanı büyük onurunu yaşıyorum ama ben hala Siverek Karacadağ’da Çoban bir baba ile onurlu bir annenin köylü çocuğuyum ve öyle olmayı seviyorum.

‘Sanatçı’ ve ‘Şarkıcı’.. İki kavram. Günümüze baktığımız zaman eskisi gibi pek sanatçı çıktığını göremiyoruz. Barış Manço, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Sezen Aksu… Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Ülke olarak kavram karmaşası yaşıyoruz!… Mesela bir ressam, heykeltıraş, fotoğraf, edebiyatçı, oyuncu, tiyatrocu da sanatçıdır. Ancak biz sahne de mikrofon tutan kişiye sanatçı demeyi tercih ediyoruz. Elbet de ses sanatçılarımız vardır. Dublaj sanatçısı olduğu gibi… Lakin sanatçı aynı zamanda üretendir. Bilmem anlatabildim mi? Üretemeyen ise kanımca ve şahsi fikrim ‘Şarkıcıdır’.

Türkü dendiği zaman akıllara ozanlar gelir.. Ozanların yetişmesi konusunda da sıkıntılar görüyoruz. Geçmişin kaynaklarından beslenme konusunda sorun mu var?

Ülke olarak ne kaynaklarda sorunumuz var ne de Ozan.. Allah aşkına her gün başka bir kanalda ‘Pop Star’ arayışının ortasında bir Neşet Ertaş yetişmesini nasıl bekleyebilirsiniz? Babasının parası ile albüm yapan ve bilboord sanatçılarının olduğu bir ülkede, Halk Ozanı nasıl ön plana çıksın?

Dikkat edin zaten ses sanatçılarının kendilerini ifade edebildiği program sayısı üçü-beşi geçmez. Bu az sayıdaki programlarda dön dolaş aynı isimler, bu ülke halkına ha bire star olarak sunuluyorsa. Bunlardan bazıları konserlerinde dahi canlı performans gösteremezler! Albümleri son teknoloji harikasıdır ama star işte?..

Ekrem Arpak - Röportaj - demlicay.net
Ekrem Arpak – Röportaj – demlicay.net

Toplumda kültürel yozlaşma olduğunu düşünüyor musunuz? Varsa sebepleri nedir?

Maalesef kültürel yozlaşma var ve bunun temel sebebi giderek üreten değil tüketen toplum haline gelişimiz. Bu noktada elbette sadece geçmişin mirasından beslenen ve üretmeyen bizlerin de payı var…

Müzik yoluna girmiş gençlere tavsiyeleriniz olur mu?

Çalışın, çalışın, çalışın!… Ama bence bu aralar müziğe bulaşmayın!..

Neden?..

Çünkü müzik sektörü, dizi sektörü popüler kültürün altında eziliyor. Dolayısı ile bu aralar bir şeyler yapmak çok zor…

Ailenize bağlı olduğunuzu biliyoruz. Nasıl karşıladılar programı? Onlara yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?

Şükürler olsun 23. yılına giren evliliğim ve hala ilk gün tadında büyük bir aşk ile sevdiğim eşim, bana hayatı daha çok sevdiren iki kızım ve kardeşlerim, dostlarım, arkadaşlarım var… Ben de diyorum ki böyle güzelliklere sahip ise bir insan, neden saklasın ki? İşte bu noktada sanırım benim sıklık ile dile getirmem bu kanının oluşmasına sebep oldu. Yoksa her anne-baba kadar aileme düşkünümdür.

Programda her birinin büyük emekleri olduğu için sıkıntısını da heyecanı ve cefasını da birlikte çektik. Yaşamı boyunca babasızlığı iliklerine kadar hissetmiş biri olarak hep kızlarıma laik bir baba olmaktı ve anneme…

Sanırım bu program ile bunu biraz da olsa başardım. Yani bana öyle hissettirdiler… Çok sevindiler çünkü ne denli emek verdiğimi en iyi onlar biliyordu. Evet, zaman ayırıyorum çünkü onlarsız kendimi eksik hissediyorum.

Son olarak şahsınızda yayın hayatına yeni ama hızlı bir giriş ile başlayan “Demliçay.net” ailesini kutluyor, uzun seneler sürecek ve başarı, sağlık, huzur, barış dolu yıllar diliyorum. Çok keyifli idi benim için umarım siz ve okurlarınız için de aynı hissi verebilmişizdir. Bir daha görüşene dek türküler ile türküler kadar güzel kalın!..

Demliçay.net ailesi olarak bizler de Türküler için, barış, kardeşlik ve ülkemizde sanatla huzur ile birliği sağlamak için büyük emekler veren; bunu yaparken onurlu duruşundan ödün vermeyen sanatçımız Ekrem Arpak’a başarılar diliyoruz. Yolun açık olsun..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir