Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’ye nasıl katıldığını gösteren gizli bir belge

Mehmet Akif Ersoy’un rahatsız bulunduğu Alemdağı’nda son günlerde içlerinde Tarık Us’un da bulunduğu bir grup üstadın ziyaretine gitmişler. Mehmet Akif, bitkin bir halde yatağında yatıyordu. Konuşma esnasında söz İstiklal Marşı’na intikal ettirilmiş, gelen ziyaretçilerden biri:

– Acaba İstiklal Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? demiş.

Bu söz üzerine yatağında bitkin bir halde yatmakta olan Akif, birden bire başını kaldırmış ve ona:

– Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın! O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Allah, bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın…

Bugün, İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy’un vefatının 80’inci yıl dönümü. 27 Aralık 1936’da hayatını kaybeden milli şairimizin, Milli Mücadele’ye nasıl katıldığı ilk kez yayımlanan gizli bir belge ile gün yüzüne çıktı. Şairin Milli Mücadele’ye katılışındaki tartışmalara nokta koyacak belgeye göre, Mehmet Akif Ersoy’un Ankara’ya gelmesini bizzat Atatürk istemiş.

Milliyet gazetesinde yer alan bilgilere göre, 8 Nisan 1920 tarihli belgede, Ersoy, Milli Mücadele’ye katılması için bizzat Atatürk tarafından Ankara’ya çağrılırken, bu seyahat Kuvayi Milliye tarafından organize edildi. Doç. Ali Güler tarafından kaleme alınan ‘Bayraklaşan Akif’ adlı kitapta yayımlanan dönemin gizli belgelerinde, Atatürk’ün kod isim kullanan istihbarat elemanlarına yazdığı şifreli mesajların ayrıntılarına yer verildi.

Heyeti Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa imzası ile 8 Nisan 1920 günü İstanbul Heyet-i Merkeziye Teşkilatı’ndan Zafer kod isimli istihbarat elemanı Yenibahçeli Şükrü’ye yazılan şifreli telgrafın son maddesinde, “Burada ulemaya ihtiyaç vardır. Ali Beyle görüşülerek Hoca Fatin, Şair Mehmet Âkif Efendilerin ve sair tensip edileceklerin sür’at-i sevkleri” talimatı yer alıyor.

Nisan 1920 tarihli Mustafa Kemal Paşa imzalı diğer gizli telgraf belgesinde ise Ankara’ya çağrılan Ersoy’un sağlık ve yolculuk durumu İstanbul Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nden Oğuz Bey kod isimli istihbarat elemanına soruluyor.

İlk kez yayımlanan arşiv belgelerine göre Atatürk tarafından Ankara’ya gelmesi istenen Mehmet Mehmet Akif, 10 Nisan 1920’de sabah namazının ardından ailesiyle vedalaşıp 12 yaşındaki oğlu Emin ile birlikte İstanbul’dan ayrılıyor.

Çengelköy’den Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’na yürüyerek gelen Ersoy ve 12 yaşındaki oğlu Emin, burada kendilerini bekleyen Trabzon vekili Ali Şükrü Bey ile Kısıklı üzerinden Alemdağ’a ardından da Milli Mücadele yanlılarının toplandığı göz doktoru Esat Paşa’nın ‘Baltacı Çiftliği’ne hareket ediyor.

Bir süvari refakatinde atla yola devam eden Ersoy ve oğlu Emin geceyi bir köyde geçirdikten sonra ertesi gün İzmit, Adapazarı arasında bulunan Kuva-i Milliye kafilesine katılıyor. Ersoy ve oğlu, Geyve yakınlarında karşılaştıkları Kuşçubaşı Eşref ve Yenibahçeli Şükrü Bey ile kafileden ayrılarak demiryolundan dekovil ile önce Eskişehir’e, ardından da trenle Ankara’ya hareket ediyor.

Arşiv belgelerine göre Meclis’in açıldığı 23 Nisan’dan bir gün sonra Ankara’ya varan milli şair trenden iner inmez Meclis’in yolunu tutuyor. Meclis koridorunda Ersoy’u gören Mustafa Kemal Paşa “Sizi bekliyordum efendim, tam zamanında geldiniz. Şimdi görüşmek kabil olmayacak, ben size gelirim” ifadelerini kullanıyor.

Kitapta en çarpıcı bölümlerden birini de Akif’in son yolculuğuna uğurlandığı anlar oluşturuyor. Ersoy’u, mezara şarkıcı Tarkan’ın büyük amcası dönem Askeri Tıbbiye öğrencisi olan Fethi Tevetoğlu ile sınıf arkadaşı Maraşlı Abdullah indiriyor. Edirnekapı Şehitliği’ne getirilen Ersoy, kefenine Türk bayrağı sarıldıktan sonra gömülüyor. Ersoy’un defin işlemi ise Tevetoğlu’nun anılarından şöyle aktarılıyor: “Bütün bir milletin dileği olan bu düşünce ile ebediyet yolcusunu en sevdiği bayrakla sardım ve uğurladım…”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un vefat yıldönümü sebebiyle yayımladığı mesajında “Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı ile ortaya koyduğu milli mutabakat iklimine bugün her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var.” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım ise Mehmet Akif’in, eserleri, şiirleri, destansı mücadelesi ve hayatıyla gelecek nesillere de ilham kaynağı olacağına inandığını ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “İstiklâl Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy namuslu bir vatansever, Kurtuluş Savaşı’nda milletimize umut aşılayan bir ışık kaynağıdır. Bir hilal uğruna güneşlerin battığı bugünlerde, Akif’in düşünceleri ve uyarıları herkes tarafından dikkate alınmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir