Gece..

Araya zaman girdi mekânsız
Yüreğime diken battı gülsüz
Sevdama dolu düştü mevsimsiz
Umutlarımı hicran kapladı ufuksuz
Gecelerime karanlık çöktü Ay’sız
Gündüzlerime gölge düştü güneşsiz…

Gece, karanlıkların simgesi, sığınıkların bilinmeyeni. Gece, hayatımızın gerçeği, gerçeklerin saklanan örtüsü. Gece, ömrün yarısı…

Neden geceye saklanırız, neden gece olunca şairlere gün doğar, neden bu kadar geceye ihtiyaç duyarız?..

Bilinmez…

Gecesiz bir hayat, susuz insana benziyor. Kimi zamanlar “Ah bir gece olsa!” deyip feryat ederiz. Bol güneşli günlerde anlatamadıklarımızı, geceye sitem ediyoruz. Geceye kimlerin karanlık ismini koyduğunu bilmiyoruz.

Gece karanlığa, karanlık geceye muhtaç; insanlar her ikisine…

“Geceleri koptum senden” sözleriyle başlayan şiirin mısralarını süsleyendir geceler. Hep geceleri seslenilir sevgiliye. Bir gece vakti eller açılır Yaradana, gözyaşları dökülür gecenin kuytu köşelerine.

Dar günlerimizin kurtarıcısıdır geceler.

Gerçekten karanlık olan, geceler midir?..

Yoksa her insanın var mıdır karanlık bir yanı?..

İnsan çocukken karanlıktan korkar; ama büyüdükçe karanlıklarla dost olur. Her şehrin iki hayatı vardır:

Gece ve gündüz…

İnsanlar gibi mevsimlerin de geceleri vardır, karanlık yollara çıkan. Kış aylarının geceleri farklıdır, yaz gecelerinden. Soğuktur kış geceleri, sarmaz insanı yaz geceleri gibi. Bahar geceleri müjdeci; sonbahar geceleri ayrılıkların belirtisidir.

Aslında zamana göre de değişir, gecelerin anlamı. Kimi zaman gecelerin hiç gündüze kavuşmasını istemeyiz. Kimi zaman ise karanlıktan aydınlığa çıkmak için gündüzü iple çekeriz.

Yüzler, geceleri şekil alır. Herkes yalnızdır geceleri. Gündüzün aydınlığından eser yoktur gecelerde. Her insan yalnızdır geceleri. Gecelerde oynanır saklambaçlar ve insanlar gerçek yüzlerini saklar gecelerde…

Seven var mıdır geceleri?..

Gecede, her şey gündüz gibi açık değildir.

Karanlığın sisli bulutu çöker gerçekler üzerine. Bu nedenden, kolay değildir gece sevmek. Yürek ister sevmeye…

İnsan, görmediğinin düşmanıdır. Fakat geceleri dost bilmiştir. Güneşin olmadığı bir yerde karanlıklar başlasa da gecenin havası çarpar insanı.

Hesaplaşmanın bir diğer adıdır geceler. Işıktan korkanlar, geceleri yüzleşir kendileriyle. Samimiyet koksa da geceler, gündüzler kadar gerçekleri herkes göremez. Yalnız kendi içinde kalır gerçeğin sırları.

Günahlar da gece işlenmeye başlar.

Yarın için bir başlangıçtır gece. Hiç bitmeyecekmiş gibi görünse de yine geceleri gündüze çevirmek kendi elimizde. Şimdi gündüzlerde olmuş gece. Karışmış geceyle gündüz birbirine.

Her gecenin bir sabahı olsa da zaman zaman olmuyor gecenin sabahı. İşte o zaman, insanı ölüm esir alıyor. Artık bu yolun dönüşü de olmuyor.

İşte o zaman gecelerin bir hükmü kalmıyor… 

Emrullah Bayrak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir