ETSO Başkanı Yücelik: Yerli firmalara pozitif ayrımcılık şart

Vali Seyfettin Azizoğlu, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’na (ETSO) iade-i ziyarette bulundu. Odanın Aralık ayı Meclis toplantısına konuk oldu.

Meclis Başkanı Saim Özakalın başkanlığında ETSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, odanın 2017 yılı tahmini bütçesi oylandı. 2017 yılının Türkiye’de ve Dünyada yeni bir başlangıç olacağını, yeni yılda problemlerin hızla çözülüp insanlara umut ve heyecan vereceğine yürekten inandığını vurgulayan Azizoğlu, şunları söyledi:

Erzurum’da iş dünyasının temsilcileriyle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Erzurum için şunu ifade etmek istiyorum; hükümetin Cazibe Merkezleri Programı’nı ilan etmesiyle birlikte Erzurum’a büyük bir ilgi oldu. Öyle zannediyorum ki, bize gelen yatırım talepleri diğer illerden 3-4 kat daha fazla oldu. Şehrimizde yatırım yapmak isteyen firmaların arsa temininden tutun, diğer istek ve taleplerinin hızla yerine getirilmesi ve altyapı çalışmalarının kısa sürede tamamlanması için yoğun çaba gösteriyoruz.

Yatırımcıların gerek yerel bürokrasiden, gerekse Ankara bürokrasisinden hızlı bir şekilde kurtulması ve yatırımını hızlı bir şekilde hayata geçirmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İnanıyoruz ki Erzurum gelecekte sadece kendi bölgesinin değil, aynı zamanda burayla ticari anlamda bağı olan İran’ın, Azerbaycan’ın ve Gürcistan’ın şehirleri için de bir ticaret ve sanayi merkezi olacaktır. Zaten bundan 30-40 sene önce Erzurum bu özellikte olan bir şehirdi. Erzurum’da bir ticaret kültürü ve ticaret ahlakı var. Bu ticaret kültürü ve ticaret ahlakının yine Erzurum’u bundan önce olduğu gibi bir ticaret merkezi haline getireceğine inanıyorum. Bu heyecanı hepimiz taşıyoruz.

Erzurum’a aktarılan kaynaklarla, toplanan vergiler arasında çok büyük oransal bir fark var. Bu demektir ki sanayi ve ticaret anlamında istediğimiz yerde değiliz. Ama istediğimiz yere gelebiliriz. Yatırımcılar zarar edecekleri bir işe girmez. Bize gelen yatırımcılar da, ‘Biz burada bir ışık gördük, bir hareket gördük, burada bir kâr gördük’ diyorlar. Erzurum’da tamamlanan veya tamamlanma aşamasında olan ulaşım ve lojistik yatırımları ile Erzurum’un sosyal ve kültürel hayatının diğer illerden farklı olması yatırımcıları buraya gelmeye teşvik ediyor. Dolayısıyla elimize geçen bütün bu fırsatları çok iyi değerlendirmek zorundayız.

Erzurum için, ‘Anadolu’nun Kapısı’ diyoruz. Bunlar çok doğru ifadeler. Erzurum her zaman Anadolu’nun kapısı olmuştur. Erzurum hep Anadolu’ya açılan kapı olmuştur. Bu kapıyı sağlam tutamazsak Anadolu elden gider. Bu kapıyı sağlam tutmak için ayağımızı sağlam yere basmak zorundayız, Allah’ın izniyle de ayağımızı sağlam basacağız. Yaşadığımız sıkıntılı günlerde fikrimizi ve aklımızı çelmek isteyenler olacaktır. Ancak niyetimizi halis olursa akıbetimiz de iyi olacaktır.

2. OSB’deki çalışmalara da hız verildi. Amacımız orta ve ileri teknoloji yatırımlarını Erzurum’a getirmek. Yani silah sanayinden tekstile, ilaç sanayinden bilişim teknolojilerine kadar hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok yatırımcı Erzurum’a ilgi ve alaka göstermeye başladı. İnşallah şehrimiz artık makus talihini yenecek ve kabuğunu kıracaktır. Dadaşlar, istiklal mücadelesinden bu zamana kadar sıkıntılı zamanlarda her şeyin başlangıcını yapmıştır. Milli mücadelenin ilk tohumlarının atıldığı yer de Erzurum’dur. Kendimizi küçük görmeyelim. Erzurum bizim içim önemlidir. Erzurum, Anadolu’nun kapısıdır, kalesidir.

ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ise 2016 yılının birçok açıdan çok iyi geçmediğini belirterek 15 Temmuz darbe girişiminden sonra dövizdeki hareketliliğin, hükümetin ve Merkez Bankası’nın aldığı tedbirlerle ekonomik anlamda çok fazla hissedilmediğini ancak son dönemdeki kur artışının iş dünyasına büyük sıkıntılar yaşatabileceğine dikkat çekti.

Ekonominin yeniden rayına oturması için hızlı bir şekilde tedbirler alınması gerektiğini anlatan Başkan Yücelik, şöyle devam etti: Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde daha farklı sıkıntılar yaşanacağını söylemek yanlış olmaz. Türkiye’yi terör başta olmak üzere farklı yöntemlerle yıkmaya ve yıpratmaya çalışanlar şimdi ekonomimizi hedef alıyor. Başta hükümetimiz olmak üzere herkes oynanan bu oyunun farkında… Ancak gerekli tedbirlerin de ivedilikle alınıp, başta iş dünyamız olmak üzere her kesime moral ve motivasyon sağlanmalıdır. Bütün kesimler hep beraber, birbirimizle kucaklaşarak, el birliğiyle eski günlere dönüp, ekonomiyi rayına sokarak yolumuza devam etmeliyiz. İnşallah Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi önümüzdeki birkaç ay içerisinde ekonomimiz rayına oturur.

Erzurum’un dışarıdaki imajı çok iyi. Bu da bizi mutlu ediyor. Gerçekten Erzurum’un itibarı çok farklı. Bunu başka şehirlerde yaşayan insanlarla tanıştığımızda fark ediyoruz. Ancak bize bırakılan bu mirası bizim de çok iyi taşımamız lazım. Bu imaj ve itibara karşılık maalesef şehrimiz hak ettiği konumda değil. Sanayinin ve üretimin kısıtlı olduğu yerde gelişme de aynı seviyede kalıyor. Bu dünyanın her yerinde aynı… Üretim olmazsa kalkınma olmaz. Onun için bizlerin de üretim seferberliği yapmamız lazım. Bu anlamda Erzurum’da yatırımcıların istifadesine sunulan 2.OSB’deki çalışmalar çok önemli. Müteşebbis heyetin daha fazla yatırımcının ihtiyacına cevap verebilmek adına verdikleri çabayı takdirle karşılıyoruz. İnşallah 2. OSB’de yapılacak yatırımlar, sözünü ettiğimiz üretim seferberliğinin bir parçası olur. Bunun yanı sıra dünyada olduğu gibi ülkemizde de ticaretin şekli değişti. Artık insanlar bilgisayar başında alış-veriş yapıyor. Türkiye’nin e-ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar lira… Böyle bir ortamda ticaretimizi de geliştirmemiz için çok daha fazla gayret göstermemiz ve gelişen şartlara daha hızlı şekilde adapte olmamız gerekiyor.

Kamu kurumları ve başta belediyeler olmak üzere bütün yerel idarelerin hizmet, tedarik, lojistik ve müteahhitlik hizmetlerinin alımlarında yerel firmalara öncelik vermesi ve pozitif ayrımcılık yapması şart. Bölgede çok fazla hissedilen ekonomik darboğazın aşılabilmesi için de aynı şekilde kamu kurumları ve yerel idarelerin güç ekonomik şartlarda ayakta durmaya çalışan yerel işletmelere olan ödemelerini zamanında yapmaları büyük önem taşıyor.

KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarının karşılanması için sağlanan KOSGEB ve Nefes Kredisi gibi kredileri kullanan firma sayısı çok düşük. Bu konuyla ilgili eleştirilerimizi ve taleplerimizi de ilgili Bakanlarımızla görüştüğümüzde dile getirdim. Kredi kullandırma konusunda da haklı olarak bankaları da eleştiriyoruz. Bankalar, kredi kullanmak isteyen firmaların önüne sürdüğü şartları yerine getirecek firma sayısı yüzde 15-20’yi geçmez. Bankalar daha esnek davranmalı…

Sicil affının gerçek anlamda amacına ulaşması için Bankalar Birliği açısından da değerlendirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Eğer bankalarla ilgili düzenleme yapılmazsa kredi için bankaya giden esnaf, tüccar yine aynı engellerle karşı karşıya kalacak.

Türkiye’nin ortak değerleri söz konusu olduğunda siyaset göz ardı edilmeli. Hükümet, muhalefet ülkenin geleceğini ilgilendiren bütün meselelerde birlikte hareket etmeli. Siyaset kendi mecrasında yapılmalı. Ekonomimizi, ülkemizi dar boğaza sokmadan düzlüğe çıkarılması lazım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir