Düş

Kovmayın Düşlerinizi.
Düşlerimiz vardı hani bir zamanlar. Deniz diplerine bodoslama dalan yahut gökyüzüne hoyratça tırmanan..! Şimdilerde onları kaybettik diye yanıyoruz çoğu zaman. Ardından bakıp yanıldığımızı da anlıyoruz o an..

Hayat zaten bir düş değil mi? Uyurken düş gördüğümüzü sanırız! Oysa; uyurken mi düş görürüz? Uyurken uyanık mıyız yoksa!.. Düşlerimiz tam gerçekleşmek üzereyken; bir bıçak mı belirir hep, yahut onu ikiye bölen bir makas mı çıkagelir aniden?..

Yormasın sizi labirent içindeki çözümsüz bilmeceler.. Düş, bilimden daha önde. Öyleyse; ket vurmayın zihinlere… Bırakın kurşun çocuklar düşlerini, kursunlar özlemini çekip yaşatmak istediklerini ve çizsinler gönüllerince umut ettikleri resimlerini… Ne olur siz de; küçümsemeyin, kovmayın düşlerinizi..!

Sonra, çok yalnız kalırsınız tepenin yamacında sallanan bir diken gibi..! Düşün düşlerinizin peşine ve boyayın hayatınızı düşlerinizin rengine… Her sabah uyanın bin şükürle yeni düşlere.. O zaten götürecektir sizi ait olduğunuz yere..!

Düş

Düşler yakıyor yine gece fenerlerini
Karanlıklar köpürüyor öbek öbek
Dökülüyor yağmur misali çam kozalakları
Sabaha ulaşmamak için ağırdan alıyor tanyeri
Bulutlar oynuyor rüzgarın kanatlarında
Şarkılarda ağlıyor kemanlar
Kaybolan sensiz bir kalbin sessiz hıçkırığında
Güneş parlıyor derindeki kanayan düşlerimde
Yağmur hiç dinmedi bekliyorum
Saçaklar altında
Hatıralar balçıkla dolu dizlerime kadar
Ufkumda varlığını silmeyecek bir ateş
Yorgunum seni unutmak için sayıklamaktan
Gece gibisin sevgiye karşı karanlık, anlaşılmaz
Gelecek senin olsun ben usanacağım
Dünü yaşayarak
Zaman çevrildikçe kitap sayfaları kadar kolay
Gölgen yandı kül oldu sensiz uyuyan ruhumda
Bıktım artık sonu uçurum olan bu boşluktan
Bir imbat essin tutuşsun yansın zaman
Sevgi kapladıkça sonsuzluğu,
Güneşin ışığıyla yansam
Seni yazmak için;
Bu mürekkep ırmağında yüzerken;
Boğularak, ah bu düşten bir uyansam

Alaattin Akyüz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir