Ceylan ile Avcı

Ceylan ile Avcı
 
Ormanın derinliklerinde bir ceylan… 
Yeryüzünde bir avcı. 
Gözlerin hayat bulduğu yer, ceylanın gözleri. 
Hayatların solduğu yer, silahın namlusu. 
Ormanı cennetlere çeviren ceylan yüreği. 
Dünyayı cehenneme çeviren avcının hırsı…
 
Hayat bir mücadele. Ormandaki mücadele, ceylan ile avcının mücadelesi. Ceylan, iyiliğin, sevginin, merhametin, şefkatin temsilcisi. Avcı, hırsın, acımasızlığın, düzensizliğin, haksızlığın, adaletsizliğin timsali…
 
Ceylan var olmadan önce, ormanda matem yoktu. Avcının hırsı yokken, ölümden habersizdi insanlık. Her şey, avcının doyumsuzluğu ile başladı. Her şey, avcının güzellikleri yıkmak için yola çıkmasıyla başladı. 
 
Ceylan, böyle bir kötülük görmemişti. Avcı, böyle bir güzelliği hiç yok etmemişti. Ceylanı gördüğünde avcının uykuları kaçtı. Tek düşüncesi öldürmek. Avcı için ne kadar çok can, o kadar çok mutluluk demekti. 
 
Ceylan, hayatının baharında. Ceylan, yavrularıyla ormanın gülü. Avcı yok ceylanın hayatında. Ormanda bir musiki sesi. Ümitler yeşeriyor, yarınlar için. Ceylan umutlu, avcı hırslı. 
 
Ceylan her sabah, su içiyor göl kenarında. Avcı ise ceylanın kaderini beklemede… Günler günleri hırsla kovalıyor. Ormanda güneş, çok nadir günbatımını yaşıyor. Ceylanın gözleri bir fener gibi yanıyor. 
 
Avcıyı uyku tutmuyor, başkalarının güneşini batırmak için. Hayalleri, ceylan üzerine kurulmuş. Ceylan, avcıya var git diyemiyor. Yaşayacaklarından habersiz ceylanın yüreği, hem mutlu hem de kaygılı. 
 
Ceylanın düşüncesi yavruları; avcının hedefi ceylanın gözleri. Pusuya yatmış avcı, ceylanın günlüğünü okumaya çalışıyor. Ceylan sürekli baharı yaşarken, kış günlerinin pek yakın olduğundan habersiz…
 
Güneş bir sabah ceylanın yüreğine değil, avcının hırsına doğuyor… Ceylanın günlüğü işlerken, avcının sabrı taşıyor. Ceylan, hayatının suyunu içiyor. Avcı pusuda, ceylanın gözündeki ışıkları söndürmeye çalışıyor. 
 
Ceylanın yüreği tedirgin, avcının hedefi büyük. Su içerken ceylanın aklına, işlerin yolunda gitmediği düşüyor. Avcı pusuda, bir başkasının hayatını karartmak için. Ceylan habersiz, ömrünün son demlerini yaşadığından. 
 
Ceylan sahipsiz
Ceylan masum
Ceylan hedef..
Avcı hırslı, 
Avcı sabırsız
Avcı ceylan avında…
 
Ceylan gölün kenarında su içerken, bir ara başını kaldırıyor. Avcı, yattığı pusudan çıkıp namlunun ucunu yöneltiyor ceylana. Bedeni titriyor ceylanın, ürperiyor korkudan ruhu. Ceylanın denizlerin maviliğini saklayan gözleri, puslu görüyor. 
 
Avcı ciddi, ceylan umutsuz. Avcı kararlı, ceylan gözü yaşlı. Ceylan, bir avcının gözlerine, bir arkasına bakıyor. Ceylan bir namluya, bir semaya bakıyor. Bir şeyler söylemek ister gibi ceylan, ama nutku tutuluyor. 
 
Avcı kaçırmak istemiyor ceylanı. Vurup ceylanı, hırsını söndürmek istiyor avcı. Ceylanın yüreği, başına gelecekleri kestirdiğinden matemli. Avcının namlusu, ceylanın karanlıkları. İrkiliyor ceylan, avcıya bir şeyler söylemek istiyor. Avcı anlamıyor ceylanın duygularını. 
 
Avcı ile göz göze gelen Ceylan, sözcüklere dökülüyor: Vurma avcı beni. Yıkma dünyamı, karartma hayatımı. Söndürme ışıklarımı, bitirme hayallerimi. Geride beni bekleyenler var. 
 
Avcı, duymuyor ceylanın seslenişini. 
 
Ceylan başını Sema’ya kaldırıp yalvarıyor: Ey beni yaratan Rabbim, sana karşı boynum kıldan incedir. Sen böyle emir buyurmuşsan, buna söyleyecek sözüm yok. Ey merhameti bol Rabbim, avcının yüreğine sevgi ek! 
 
Ceylan kaderine teslim. 
 
Avcı, ceylanın alnının ortasına yönelttiği silahı ateşliyor. Hırsının ateşi hem avcıyı, hem ceylanı yakıyor. Ceylan yere yıkılıyor, tutunacak dal bulamıyor. Ceylan gözleri, parlaklığını yitirip, yerini buğulu gözlere bırakıyor. Ceylan, ormanı yerden görüyor. 
 
Ceylanın gözleri hala avcının üzerinde. Avcı, hırsıyla kazandığı zaferin mutluluğunu yaşıyor. Yıktığı hayattan habersiz avcı, ceylanın ölümünü izliyor. Ceylan, son duasının kabul olacağı düşüncesiyle ışıltılı gözlerini kapatıyor hayata. 
 
Ormanda bir sessizlik hâkim. Ormanın ceylan gözlüsü artık hayatta yok. Avcının kalbi, ceylanın gözlerinde gördüğü masumlukla titriyor. Avcının yüreğine pişmanlık yağmurları yağıyor. Ceylanın sevgi duası düşüyor, avcının gönlüne. 
 
Avcı, bir daha ceylan öldürmemeye yemin ediyor. Bırakıyor avcılığı. 
 
Ve avcı, ömrünün son demine kadar, ceylanın gözlerini unutamıyor… 
 
Emrullah Bayrak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir