Birbirinden İlginç Psikoloji Deneyleri..

Pygmalion Etkisi – Başarınız çevrenizdekilerin sizinle ilgili ne düşündüğüne göre değişebilir.

Psikolog Robert Rosenthal birinci ve ikinci sınıfların olduğu bir sınıfa gider ve senenin başında bir zeka testi uygular.

Ancak zeka testinin sonuçlarına bakmaksızın, kendisi rastgele seçerek, sınıf öğretmenlerine sınıftaki bazı öğrencilerin isimlerini vererek çok başarılı olabileceğini söyler.

Senenin sonunda sonuçlar şaşırtıcıdır: Sınıfın en başarılı öğrencileri zeka testinde en yüksek seviyede çıkanlar değil, Rosenthal’ın öğretmenlere “Başarılı olacaklar” diye belirttiği öğrencilerdir.

Rosenthal’ın sene boyunca gözlemleri şunu göstermektedir: Öğretmenler bu başarı beklentisi öğrencilere daha çok ilgi göstermişler, onlara daha çok olanak sağlamışlar ve başarısız olduklarında da daha kapsamlı geri bildirim vermişlerdir. Yani beklentiler farklı bir gerçeklik yaratmıştır.

Acaba bu şu anki eğitim sistemimize dair çok önemli bir ipucu vermiyor mu?

Bystander Etkisi – Ne kadar çok kişi bir kişinin yardıma ihtiyacını görürse, o kişinin yardım alma şansı o kadar azalır.

Sokakta yardıma ihtiyacı olan biri varsa, ve bunu 3-4 kişi yerine 30-40 kişi görürse o kişinin yardım alma ihtimali daha mı azdır? Maalesef evet.

Psikologlar bunu ‘sorumluluk konusunda şaşkınlık’ yaşamaya bağlıyorlar. Yani eğer yardıma ihtiyacınız varsa sakın ola ki kalabalık bir gruptan yardım istemeyin.

Bystander Etkisi’ni sosyal psikologlar Bibb Latane ve John Darley şu şekilde ölçüyorlar: Bir üniversite kampüsünün kütüphanesinde bir sırada sanki bir öğrenci boğuluyormuş gibi bir arbede yaratılıyor. Eğer bu olay sadece bir öğrencinin önünde gerçekleşirse, bu öğrencilerden %85’i yardıma koşuyor. Eğer bir kişi daha varsa, %65’i yardıma koşuyor. Eğer öğrenciler çevrede iki kişiden fazla olduklarını düşünüyorlarsa yardım oranı %31’e düşüyor.

 

Grup projelerinde bu sıklıkla başınıza gelir: Grupta en az bir kişi (grubun büyüklüğüne göre değişir) projeye pek bir katkıda bulunmaz, çünkü yapması gerekenleri zaten gruptan bir başkasının yapacağını düşünür.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Yardım için büyük gruplara güvenmeyin ve yardım isterken spesifik olun. Genelde insanlar büyük grupların daha çok yardımcı olacağını düşünür, ancak bu doğru değil.

Odak Etkisi – İnsanlar bir durumun veya olayın tek bir yönüne çok fazla odaklanıp, diğer faktörün etkisini unutmaya meyilliler.

Sizce yüksek geliri olan bir kişi ile, düşük geliri olan bir kişinin duygu durumları arasında ne kadar bir fark vardır. İlk bakışta çok yüksek olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Ancak, aslında gerçek fark birçok kişinin tahmin ettiği oranın 1/3’ünden daha az. Bu Odak Etkisi’ni gözlemlediğimiz bir durum – duygu durum tahminlerinde geliri odağa koymak – yani kısaca, “Zenginler daha mutlu” varsayımına kapılmak.

Odak Etkisi günlük yaşantımızda nasıl kullanılıyor? Örneğin, reklamcılar eğer bir ürüne sahip olursanız daha geç yaşlanacağınızı, daha mutlu olacağınızı veya kendinizi daha iyi hissedeceğinizi size tekrar ediyorlar. Politikacılar ise, onların iktidarı giderse mutsuz olacağınızı, ülkenin kaosa sürükleneceğini size tekrar edip duruyorlar.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Size vaat edilenlere hemen kanmayın. Ayrıca mutluluğunuzu veya mutsuzluğunuzu değerlendirirken bunu tek bir sebebe bağlamaktan kaçının. Hayatınızı lineerden ziyade, multifaktöriyel bir denklem olarak değerlendirin. Ve o denklemde faktörlerin her zaman değişken olduğunu göz önünde bulundurun.

Seçimlerin Paradoksu – Daha çok seçenek demek, seçimlerimizle daha az mutlu olacağız demektir.

Kaç defa yeni aldığınız bir şeye bakıp, “Acaba ötekini mi alsaydım?” diye kendinize sordunuz? Ya da restoranda sipariş verdiğinizde “Acaba başka bir şey mi ısmarlasaydım?” diye kararsızlığa düştünüz?

Psikolog Mark Lepper ve Sheena Iyengar, bu durumu test etmek için şöyle bir psikolojik deney uyguluyorlar: Gurme ürünler satan bir şarküteride, reçel satıyorlar ve müşterilere ayrıca bunları tadımlık sunuyorlar. Ancak deneyin bir gününde 6 çeşit reçel markası sunarlarken, bir başka gününde 24 çeşit reçel markası sunuyorlar. Sonuçlar gösteriyor ki, 6 çeşit reçel markası gösterilen grubun %30’u bir kavanoz reçel satın alırken, 24 çeşit reçel markası sunulan grubun sadece %3’ü reçel satın alınıyor.

Psikolog Barry Schwartz ise seçimlerin paradoksunu şöyle açıklıyor: Seçim sürecinde birçok opsiyonu değerlendirmek ve bunun için efor harcamak mutluluğu azaltıyor.

Bu psikolojik araştırmadan çıkarmanız gereken şey: Kendinize daha az seçenek tanıyın. Sizi mutlu eden ve hayatınıza anlam katan şeylere odaklanın.

Kaynak: http://www.ocakmedya.com 

Buffer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir