“Bir kedi damdan dama atlarken havada dondu; ilkbahar geldiğinde çözülüp yere düştü”

Kış denince Erzurum akla gelir. Kış mevsiminin ev sahibi Erzurum’dur. Öyle ki yaz gelmeden kış gelir. Erzurumlu, kömürünü ve odunu dahi Haziran ayında temin etmeye başlar. Yazı yaşayamadan kışa hazırlık yapar. Evliya Çelebi, Erzurum’un soğuğundan bahsederken; bir kedinin kış aylarında damdan dama atlarken havada donduğunu; ancak ilkbahar geldiğinde çözülüp yere düşebildiğini söyler.

Evliya Çelebi, Seyahatname’de kış soğuğu ile meşhur Erzurum’u şöyle anlatır:

Erzurum’da kış öyle sert olur ki insanların dilinde bir darbımeseldir ki (hikayedir) bir dervişe sorarlar;

– Nereden gelirsin?

– Kar rahmetinden gelirim, der.

– O yer hangi diyardadır? derler.

– Soğuktan Ere-zulüm olan Erzurum’dur der.

– Orada kışa rastladın mı hiç? derler.

Derviş: Vallahi on bir ay yirmi dokuz gün orada kaldım. Bütün halkı yaz gelecek dediler amma ben görmedim, der.

Bilal Tavlak da “Güneş duası” ile Erzurum’un soğuğundan dert yanmış. Buyurun birlikte izleyelim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir