Bağlamanın Ruhu

Bağlamanın Ruhu

Erzurum’da Yoncalık Mahallesindeyiz. Mütevazi bir bağlama atölyesi burası. İsmi Ezgi Müzik. Hani tınılarıyla sizi alıp götüren kalplerinizi titreten bağlamalar varya, işte onların yapıldığı, küçük bir atölye burası. Sobanın üzerindeki demlikten, ustanın yüzündeki gülümseye kadar, burası tam bir yaşayan Anadolu. Biliyorum ki buradaki havayı ne kadar anlatmaya çalışsam, anlatamam. Fakat Kenan Ustaya merakımdan sorduğum soruları verdiği cevapları paylaşabilirim.

1982 Erzurum doğumlu Kenan Topal. Bağlama yapım ustası. İlkokul döneminde ve ilkokul sonrası okuldan arta kalan zamanlarda babası abisinin birlikte işlettiği Yukarı Mumcu atölyede yavaş yavaş başlamış bağlama yapım aşkı. Ortaokul sonrası tamamen mesleğe atılmış, o gün bu gündür çalışıyor.

Bağlama nedir? 

Kenan Topal - Bağlama Yapım Ustası - Ezgi Müzik
Kenan Topal – Bağlama Yapım Ustası – Ezgi Müzik

Bağlama insanların en güzel dert ortağıdır, duygularını ifade ettiği, melodik olarak ifade edebildiği çok güzel bir enstrümandır.  

En güzel hangi ağaçtan yapılır? Bağlamanın Bölümleri Nelerdir?

Bağlamanın yapımında genel yaygın olarak bilinen oyma dut ağacıdır, ama Palut (pelit) ağacını da çok seven arkadaşlarımız var. Ardıç ağacının da tonunu çok seven arkadaşlarımız var. Bazen yöreden yöreye göre de değişiyor. Şahsen ben kestanenin de tonunu çok beğeniyorum. Ama en yaygın kullanılan dut ağacıdır. Bağlama üç temel parçadan oluşuyor. Ana gövde, kapak ve sap. Gövde ana ve önemli parçadır. Bu bölüm hasar gördüğünde yerine yenisi takılamıyor. Bu gövdede kullanılan sap artık başka bir bağlamada kullanılamıyor. Yaprak ve Oyma isimli iki farklı şekilde gövde oluşturulur. Yaprak biçiminde yapılan gövdede, daha önceden nemlendirilmiş çıtaların ısıtılarak sıcak demir kalıplar üzerinde iki takoz üzerine gelecek şekilde birbirlerine yapıştırılarak gövde elde ediliyor. Bu tip yapımın sakıncası, çıtalar zamanla eski formuna dönmeye çalıştığından bağlama gövdesinin uzaması zamanla çökmesine neden olmakta. Bu yüzden en uzun ömürlü olarak oyma gövdeleri tercih ediyoruz. Bunlar evladiyelik oluyor. Ağaç kullanımı olarak yaprak yöntemine göre çok fazla. Duruma ağaç israfı olarak baktığınızda, oyma yönteminde kullanılan 100 yaşın üzerinde ağaçlar olduğundan, 10-15 sene sonra içi çürümeye, ölmeye başlayacak ağaçlar olduğundan ağaç israfı olarak bakmıyorum. Oyma yöntemi çok daha uzun ömürlüdür. Aşık Veysel’in bağlaması hala piyasa mevcut duruyor, yaprak olsaydı onlardan herhangi birini görme şansımız olmayacaktı ki yüzlerce yıl daha onlar kalacak yaşayacak, yaprak sazlar olmayacak.

Sapta da yöresel olarak her usta kendi yöresinde bulabildiği en sert, en dayanıklı ağacı tercih ediyor. Türkiye genelinde yaygın olarak kullanılan Akgürgen ağacı, bu bölgede İstiriç dediğimiz ağacı kullanıyoruz. Çok ağır ve sık dokulu olduğundan ağaç suyunu çok yavaş atıyor. 3-4 yıl ağaç kendi kendine kuruması gerekiyor, ayrıca üzerinde hiç bir budak damar olmaması gerekiyor. 

Yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Öncelikle malzemenin yeterince kuru olması gerekir. Bağlamanın kullanılacağı yer de önemlidir. Yapılacak malzeme nemli ortamlarda kurumuşsa, az nemli ortamda ağaç kurumaya devam edip oluşan bağlamanın formu değişebiliyor. Önlem olarak, düz damarlı temiz freze dediğimiz ağaçların kullanılması, sert ağaçların seçilmesi gerekir. Sap bölümünde kesinlikle budak ve ani kıvrımlı bölümlerin bulunmaması gerekiyor.

Bazı ustalar, ağaç nemli iken oyulmalı, bazı ustalar ağaç tam kuruduğunda oyulmalı bilgisi var. Sizce hangisini önerirsiniz?

Kuru iken yapılabilse çok daha iyi. Çünkü ağaç kuruduğu zaman hareket etmeyi bırakıyor. Fakat kuru bir ağacı oymak pek de kolay değil. CNC tezgahlarında bu mümkün fakat, keserle oyarken ağaç çok sert olduğundan, keserle oyulması imkansız gibi bir şey. Şu an öncelikli olarak kullanılan teknik yaş olarak oyulması. Oyma işlemini yapan ustalar yavaş yavaş oyuyor. Önce bir kaba şeklini veriyor. Ağaç suyunu verdikten sonra biraz daha inceltiyor. Bir müddet suyunu verdikten sonra biraz daha inceltiyor. Örneğin yaşken ağacı oyduğunuzda budak veya damar olan kısım çukur veya kabartı oluşturuyor. Yavaş yavaş oyarsanız bunu engellemiş olursunuz. Yavaş yavaş kurutularak oyulması en mantıklısı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir