Aradı, yakaladı, hızlandı, durdu!

Ellerini oğuşturdu, girdi içeri
Bir çay geldi önüne, çekildiği en kuytuda
İndeksini açtı çayın buharıyla dertlerinin
Seçti rastgele en basitinden birini

Çakmağının taşından çıkan kıvılcımları yakaladı önce alev
Sonra alev, yan duran sarma sigarasını yakaladı
Bir zehrinden çekti, bir çayından çekti içine
Dördüncüsünde telefonun sesi kulaklarını yakaladı

Efendim, buyrun!
Demek öyle, şimdi mi?
Peşinden bakakaldı yarım çay bardağı ve küllükteki sigara dumanı
Nasıl bir telaş ki, girdiği kapıyı aradı

Adımları hızlandı daha da hızlandı
Sonra eli telefonu aradı, telefon kalktığı masada kaldı!
Yağan yağmur hızlandı, kirli nefesini temizledi biraz
İçine çekti toprak kokusunu, kendi öz kokusunu

Güneş ve gökkuşağıyla birlikte yağmur birden durdu
Her şey birden durmuştu; ışıklar, yapraklar, yağmur
Cidden her şey durmuştu!
Önce kalbi, sonra üzerinden geçen araba!

Erzurum 2017
Sait Çıkrıkçı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir