Ağrı Dağı’nın zirvesinden Hollywood’a bir başarı öyküsü..

Tekin Girgin, Ağrılı.. Lisenin bir bölümünü Ağrı’da okuyor. Bir gün çantasını toplayıp Ankara’da liseyi okumak için yollara düşüyor. Bazı tanıdıklarının yardımıyla Ankara Elmadağ Lisesi’ni yatılı olarak bitiriyor. Ankara’da resim yarışmalarında birincilikleri oluyor.

Okul bittiğinde bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyor. Memlekete üniversiteyi bitirmeden dönmek istemiyor. Kurslara da gidecek parası yok. Hep çalışıp hem de okumaya karar veriyor. Ankara’ya 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümünü okuyor. Ancak işler beklediği gibi olmuyor..

Mezun olmasına kısa süre kala Amerika’ya göç ediyor. Burada başarılı işlere imza atan Girgin, Amerika’da tutunmak için taksicilikten benzinliğe kadar birçok işte çalışıyor. Daha sonra biriktirdiği parayla Niagara Falls’ta küçük bir kafe açıyor. Ancak kafe 2008 yılındaki ekonomik krize kurban gidiyor ve kapanıyor. Ardından California’ya taşınıyor. Daha sonra kendi şirketini kuruyor.

Tekin Girgin, “Troy The Odyssey” filminin Türk yönetmeni…

Başrollerini Dylan Vox ve Lara Heller’ın paylaştığı, çekimleri Tayland’da tamamlanan ‘Troy The Odyssey’ filminin senaryosu Homeros’un şiirlerinden yola çıkılarak yazılmış. Truva Savaşı’nın devamını konu alan film, Yunanlıları katleden İthaka Kralı Odysseus’un Truvalılarla savaşını beyaz perdeye taşıyor.

10 günde tamamladığı ilk filmi “Your Place or Mine”, Uluslararası Santa Barbara Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Film’ ödülünü aldı. Bu ödül, kariyerinde dönüm noktası oluyor.

Sinemaya karşı her zaman bir ilgisi olduğuna dikkat çeken Girgin, Türkiye’deki şartların hayallerini gerçekleştirmek için yeterli olmadığını söylüyor. New York’ta bir süre grafik tasarımcı olarak çalıştığını anlatan Girgir, Amerika’da sayılı film okullarından Santa Barbara’daki Brooks Enstitüsünden burs kazandığını ifade ediyor.

Böylece sinema sektöründeki hayalleri için ilk adımını atan Girgin, 2014 yılında okulu bitirinceye kadar çeşitli projelerde yer aldığını kaydediyor. Sanat yönetmenliği yapan, kısa metrajlı filmler çekmeye başlayan Girgin, reklam, video-klip çekimleri de yaptığını belirtiyor.

Girgin, bir anısını şöyle anlatıyor: Bir film çekiminde, set çalışanlarının yanına giderek yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sordum. Setteki gayretimi gören yönetmen, üçüncü gün yanıma gelerek, filmin sanat yönetmenini kovduğunu, ilgilenirsem bana bu pozisyonu verebileceğini söyledi. Bir anda kendimi sanat yönetmeni koltuğunda buldum.”

2017 yılında vizyona girecek ‘Troy The Odyssey’ filmiyle ilgili teklif konusunda ise Girgin, şunları söylüyor: “Sanat yönetmenliğini yaptığım ‘Road Wars’ filminin çalışmaları sırasında yönetmen Mark Atkins’le yakın arkadaş olduk. Bir gün bana geçmiş çalışmalarımı incelediğini ve uzun metraj bir filmde yönetmen koltuğunda oturmayı düşünüp düşünmediğimi sordu. Cevabım elbette olumlu oldu. Ardından beni The Asylum Studio’nun sahipleriyle buluşturdu. Çalışmalarımı onlarla paylaştık, sohbet ettik. Buluşmamızın üzerinden henüz iki gün geçmişti ki ‘Troy The Odyssey’ filmi için beni aradılar.”

Troy’un ardından yeni filmin çekimlerine başlanacağını açıklayan Girgin, başarılı olmanın bir formülü olmadığını belirterek iyi şeyler yapmak için riske girmek gerektiğini vurguluyor. Hayallerin peşinden gidilmesi gerektiğini ifade eden Girgin, imkansız diye bir şeyin olmadığını ama büyük başarıların büyük fedakarlıklarla olduğuna dikkat çekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir